O ŞİMDİ ASKER

armanda şal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
armanda şal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2012 Çarşamba

14 şubat'ım

Daha önce de yazmıştım,14 Şubat babamın defnediliş yıldönümü,12.02.2002'de vefat etmişti,14'ünde defnetmiştik bitanemi:(((şu an duygusallaşmak istemediğimden babamlı kısımları geçiyorum,ağlamaya başlayınca krize giriyorum çünkü:((sadece çok özledim bi tanecik babamı,iyi ki benim babamdı,anlatılamaz bi insandı...en çokta nişanlımın,yani müstakbel eşimin,çocuklarımın onu tanıyamayacak olmasına üzülürüm hep:((

Neyse,annem her yıl arkadaşlarıyla yaptığı günde kendi sırasını 14 Şubat olacak şekilde ayarlar ve o gün Kur'an okunur evde babam için,dualar edilir,yani hep yapılır babama dualar bizim evde,ama bu toplu ve özel olur,yoksa biz hep okuyup göndeririz ruhuna babacımın,insanın amel defterinde ölünce kapanmayan şeylerden biri ardından yapılan dualar,okunan Kur'anlardır,o yüzden çok önem veririz,yaptığı hayırlar,ardında hayırlı evlat bırakmakta öyledir.

Annem bir gün önceden hazırlıklara koyulur,birsürü çeşit yapma modası var annemlerin grupta,Pazartesi akşamı bende işten çıkınca oyalanmadan eve gittim,anneme yardım etmek için,çoğu şeyi yapmıştı ben gittiğimde,bana haşlanmış patatesten adını bilmediğim kumpirimsi şeyi ve yine adından emin olmadığım halleyimsi pastayı yapmak ve bilimum ayak işleri düştü:))

Annemle bişey yapmayı pekte sevmem açıkçası:))Nihayetinde yatak örtüsüne bile kutsal emanet gibi yaklaşan titiz ötesi birinden bahsediyoruz:))acaip kuralcıdır,tuzluğun yeri şurasıysa 1cm.ötesine koyamazsın,mazallah,evren kurallarına aykırı:))dünya dönmez o derece:))

Şimdi yapacağım 2 tane şey var,bi karışma di mi ama:))

Kumpirimsi dediğim şey şöyle bişey;Patatesleri haşlıyosun,sıcakken bi güzel eziyosun,sonra ayrı bi yerde süt,un,tereyağından çok katı olmayacak şekilde bi beşamel sos yapıyosun,patateslere ekliyosun,üzerine azıcık sıvıyağ ve tuz ekleyip güzelce pürüzsüz olana kadar karıştırıp borcama döküp bastırıyorsun,ardından sucuk,yeşil biber,kırmızı biberi ince ince doğruyorsun,kaşarıda rendeleyip üzerine serpiyorsun,en son fırına verip pişiriyorsun,biz bunu yapıp ertesi gün fırına vermek üzre kaldırdık tabi,şimdi bu aşamada ben diyorum ki bu malzemelerin birazını da içine karıştırsak daha güzel olur,hem renkli durur,hem kaşar daha bi güzel uzar,yokkk,olmaz,öyle yapılır,görceksiniz yalvarıyorum öyle yapim anneee noluuuuur,öle olmazzzzzzzzzzzz,Allah'ım sanki devlet kanunu var,yapsam olur işte,ne var:)))

Halleyimsi dediğim de büyük bir tepside kekini yapıyorsun,yuvarlak kalıpla parçalar kesiyosun,sonra kalan kısımlarını kekin ufalıyorsun,kesip çıkardığın yuvarlak kekin üzerine azıcık krema,1 dilim muz ve tekrar bol krema koyup,ufaladığın keklerden serpiyorsun,her aşamasında karışılır mı bir insanaa:))bunu yaparken cinnet geçircektimmm,yeter canımmmm,evlenince eviminnnn kadını,çocuklarımınnnn anası olacağım,bana karışamıycaksın iş yaparken dedim de,ortamı yumuşattım azıcık,hayır yani ne var,pasta börek yapıyoruz,anayasaya madde hazırlamıyoruz,bu kadar ciddiyete gerek yok di mi:))

Tabi anneciminnn onu ver,bunu al,şunu yıka vs gibi bana yaptığı aşçı yamağı muamelesinden bahsetmicem,zira en hazetmediğim iştir,ben bireysel çalışıcam evde,kimse karışmıcak bana:)))

Bunlar çekebildiklerim,kendi eserlerimi ve annemin yaptıklarından çoğunu çekemedim,börek,patates gibi şeyler fırındaydı hala,diğerleride buzdolabında,bende zaten 2 saatliğine işten izin alıp gitmiştim,o sürede de ofisten defalarca arandığım için evdeki vaktimin çoğuda bilgisayar başında geçti,döndüğümde herkes yemeye başlamıştı.Karadeniz sofrasından turşu kavurması eksik olur mu,o da vardı tabii,ama çekemedim,çok severim,sevgilicimde çok sever.

                                           Bu hangisiydi seçemiyorum tam,2-3 çeşit vardı bu tarz,bişi kavurması ama:))

Hmmm,bunu yengem yaptı,serbetli ama çok hafif bi tatlı,favorilerimden.


Geçen yıl hastasıydım,bu yıl aram yok,kabak tatlısı,yiyecekle ilişkim böyledir,bi dönem takarım bişeye,bi dönem ağzıma süremem:)


                                           Bu da kavurmalarımızdan:)

Hmmm,favorilerimdennn,kırmızı lahanaları rendeleyip sıvıyağ ve limon suyu ekleyip kavanozda bi kaç gün bekletiyoruz,üzerine sarımsaklı,yoğurt-mayonez sosu döküyoruz,bundan o kadar çok yedim kii,kübişim şaştı potansiyelime:))


Mercimek salatası,


Kıymalı poğaça,bunun da tadı harikaydı,yemedim ama ben bi önceki akşam fırından çıkınca sıcak sıcakken yemiştim:))


Mutfakta Ömerçipimle oynarken,tam bir tipitiptir,mimikleri Küçük Osman'a çok benzer,onun gibi minyatür bişidir,kuzenimdir bu arada.



                                                               Burda küsçülük onyuyoruz:))


                                             Dün bunları giydim,kırmızı-siyah klasik uyumunu seviyorum,ama serde bozgunculuk var,aşırı uyum sevemiyorum,illa bişeyle bozucam azıcık,çanta-yaka ile hareket kattım:)))




İşte böylee,dün bide sevgililer günüydü di miii,sevgilimden gelen paketim biraz azizliğe uğradı,elime ulaşmadı hala,bugün ulaşacak sanırım,akşam iş çıkışı yürürken çiftleri görüp gıcık olurken tam aradı sevgilim,olsunnn,sesini duymakta harika bir hediye bana,pakette ne olduğunu çok merak ediyorum,sordum,kendin gör dedi:))offf gelsin hemennnnnnnnnnn

13 Şubat 2012 Pazartesi

Son zamanlarda neler giymişim?

Bloğumu sevgilime de arzettiğime göre daha sık ne giydim postları yapmalıyım,çünkü hep ne giydiğimi görsün istiyorum:))evet itiraf ediyorum tamamen şımarmak istediğimden,sevgilimin klasikleşen 'çok ta güzel giyermişşş' sözünü duymaya bayıldığımdan.

O askere gittiğinde açmıştım ama daha bu hafta sonu söyledim aşkıma,biraz yazı biriksin istemiştim çünkü,dışardaydım,ben yokken bloğuma bak diye adresimi attım mesajla,bloğunu sevsinler dedi bana:))sevsinler,sevv:))

Çok sevdiğim romantik tonlar,sevgilimin pek te sevmediği kürk yeleğim:);

Aşkımın muhtemelen en beğeneceği;



Tüloşumla Mudo turumuzdan,haftasonu pantolon gibi rahat şeyler giyinmeyi seviyorum,şu çantada gözüm kalmıştı,ama almadımmmm,almıcamm:)


Bu da Tüloş'un o zaman bloğuna koyarsın diye çektiği,hatrı kalmasın:)hmmm cappuccino köpüğü,bence cappuccinolar sadece köpükten yapılmalı ve kaşıkla itinayla yenmeli:)




12 Ocak 2012 Perşembe

Bordo aşkına


Bugün içime Sherlock Holmes kaçtı birazcık.Ofisin bu köşesini çok sevdim,poz vermesi çok zevkli oluyor:)

Bordo bu yılın moda renklerindendi,bende severek kullanıyorum,krem,bej tonlarıyla,kahvelerle,nude tonlarla çok uyumlu bir renk.

Bu kombin sırf eldivenlerimin hatrına yapıldı aslında,her gün giyinirken bi çıkış noktam olur;elbise,etek,kazak,gömlek,ayakkabı,çizme,eşarp,çanta,kolye,aksesuar...vs.Canım çeker resmen ve geri kalan herşeye ona göre karar veririm.

Bu eldivenleri bana en küçük kardeşim(nişanlımın kardeşi) hediye etti,dünya güzeli,rapunzel saçlı fıstığım o benim.Her gün takmak istiyorum,çok güzeller-almak isteyen olursa eldivenler Koton.



Elbisemi de İstanbul Taksim Mango outletten aldım,bilmeyenler için dipnot olarak eklemek istiyorum;.Taksim Mango'ya her İstanbul'a gidişimde uğrardım,ama üst katlardaki outletini yeni keşfettim.Muhteşem bi yer,geçen sezonun nerdeyse tüm koleksiyonu vardı.Ve cidden çok uygun fiyatlara.Geçen yıl çok beğendiğim özel gecelerde giyilecek boyu,kolu uzun siyah-altın puantiyeli bir elbise vardı-bilenler bilir bizim için boyu,kolu uzun,modaya uygun elbise bulmak çok zordur-Elbise sezonda 299 tl'ydi,gündelik giymeyeceğim,en fazla birkaç kez giyineceğim için o paraya değmeyeceğini düşünüp almamıştım.Şimdiyse o elbise dolabımda,bir arkadaşımın düğününde giyilmeyi bekliyor,veeee en güzel yanı da fiyatı;29.90 tl:))mutlaka uğrayın derim,toplam 189 gibi bi paraya kaç elbise,kaç etek,kaç aksesuar aldığımı sayamadım bile.

19 Aralık 2011 Pazartesi

Eşarp-şal savaşı:)

Markafonide Pierre Cardin eşarp kampanyası var bugün,yarın da devam edecek.

Baktım sayfadaki tüm eşarplara,Pierre Cardin eşarpların mağaza satış fiyatlarıyla kıyaslayınca gerçekten çok uygun fiyata satışa konulmuşlar.

Ama düşündüm de,her akşam,yarın normal eşarplarımdan birini takmalıyım düşüncesiyle uyuyup,sabah hazırlandıktan sonra düz renk şallarımdan takıp çıkıyorum.

Çekmecemde duran onca eşarba yaptığım yatırım içimi acıtıyor,resmen kendimi zorluyorum,ama cıkkkk,desenli eşarplar giyilen kıyafetlerin havasını değiştiriyor hemen.Yaşla mı ilgili,değişen moda ve moda zevkimle mi bilmiyorum ama ,renkleri kıyafetimde kullanmayı seviyorum,sayı olarak min.azlıkta parça ve renk kullanımı daha çok hoşuma gidiyor.

Ben yine de eşarplarımın hakkını vermeye çalışıcam,desenli eşarp sevenlerse kampanyayı değerlendirsin bence.

http://www.markafoni.com/campaign/pierre-cardin-08/

17 Aralık 2011 Cumartesi

Çılgın Cuma

Böyle bi film var;Freaky Friday diye,anne ve kız bir sabah uyandıklarında kendilerini birbirlerinin bedenlerinde bulurlar,sonrası komedi...canım sıkkınsa hep kafa dağıtan,fazla derin özellikleri olmayan filmler izlerim,o zamanlardan birinde izlemiştim.Canınız sıkkınsa,vakit geçsin istiyorsanız tavsiye ederim.

Ama mevzu bu değildi tabi.Kendi Cuma'mı anlatacaktım.Cuma akşamını tabi ki,benim için hayat işten çıktıktan sonra yaşadığım kısımdır daha çok:))

Dün Kübişimizin doğumgünüydü.Bütün gün kendimi tuttum,aramadım,mesaj atmadım,face'te duvarına her yıl yazdığım uzuuuun makalelerimden birini yazmadım.Sabırla akşamı bekledim.Bu yıl 4 kuzen dışarda kutlayalım,eğlenelim istedim.

Akşam iş çıkışı Kübişi alıp Varlıbaşa götürdüm,Soho Greens'e gidip mükemmel su böreğinden yedik,miss kokulu çayından içtik.Dipnot olarak eklemem lazım,aç yaşarım,çaysız yaşayamam:))benim için bir cafenin en önemli özelliği çayının lezzetli olmasıdır.Ve Soho bu konuda çok başarılı.Soho Trabzon'da yeni açılan bir yer ve kısa zamanda favori mekanlarımızdan oldu,sevgilimle orda dergi karıştırmaya bayılıyor(d)um.Çok hoş bir dekorasyonu ve atmosferi var,çayı süper,yemekleri,pastaları çook lezzetli,daha nolsun:))

Neyse,ne diyordum,böreklerimizi yedik,dergi karıştırdık,kim ne giymiş,kime ne yakışmamış,kim nasıl makyaj yapmış,amann ne fena olmuş,off bu harika,bunu istiyoruum,zevksiz efektleri eşliğinde çene çaldık:))


                                           kırmızı enn sevdiğim renk,bu duvarlara bayılıyorum.


küpşekerim henüz kuzen kutlamasından bihaberken



Sonra kardeşim ve diğer kuzenim geldi,onlar gelince numaradan aaaaaa ne işiniz var burda dedim,ama Kübiş yemedi tabi,gidip pastalarımızı seçtim,nasıl bir görselle gelmesini istediğimi söyledim.veee Happy Birtday:))





Nefisssss ötesi profiterollü pastamız



ve biz;kuzenlerin sadece 4'ü,biz çooook kuzeniz ve hepimiz kardeş gibiyiz,maalesef şu an dağıldık biraz,burda kalanların 4'ü



                                    Ablasının yaramazııı o,ennn hınzır,ennnnnn çapkın kuzen:))



ve cafeden sonraki şebek hallerimiz;




                                  Bilenler bilir,Mesutla olmazsa olmaz pozumuz,shut me down:))



ve kapanış pozum:)

Ama gece burda bitti miii,hayır,arabaya bindik,arabayı kardeşim kullandı,biz Kübişle arkada oturduk,ve araba kullanırken bastırdığım tüm duygularla Virgin radio'nun sesini sonuna kadar açıp koptuk,süperdiiii,arada biz yanlarından geçerken arabanın içine bakan tuhaf bakışlara aldırmadık bile.

Kübişle kınamda kesinlikle yabancı kopma şarkıları çalmamız gerektiğine karar verdik.

Peki herşey bu kadar harika mıydı?Hep eğlenceli şeylerden mi ibaret hayat?

Değil tabi ki...

Bazılarımız gülen yüzümüzü paylaşmayı daha çok seviyoruz galiba.

Saat 10.30 a kadar süren,yüzümüzün güldüğü,kahkahalar attığımız kısımları anlattım sadece.

Eve geldiğimde hissettiklerimden,kalbimdeki derin özlemden,gündüzden kalan işle ilgili sıkıntılardan,gözyaşlarımdan,vakit geçsin diye erkenden yatışımdan-saat 00.00 benim erken kavramımdır,çok geç ve az uyurum normalde-dem vurup can sıkmak istemedim şu an...

Yüzümüzden gülücük eksik olmasın...